en kısa gecenin rüyası 2018

Zübeyde'nin Rüyası. Misbah Eratilla; 14 Ağustos, 2020, Cuma 10:51 ; 1101 2018ve 2019 Yılında En Çok Okunan (Satan) Kitaplar Çok sıkı bir okur olsanız da bazen ne okuyacağınıza karar vermeden önce, insanların ne okuduğuna bir göz atmak isteyebilirsiniz. Aşağıdaki listede 2018 Ağustos ile 2019 Ağustos arasında Türkiye’deki en yüksek satış rakamlarına sahip olan kitapları görüyor en kısa gecenin rüyası: rüyada pamuk şeker yiyordu. sabah battaniyesini bulamadı. #17788719 · 22.12.2018 00:52 · 1034. bu gece moda sahnesinde sergilenen Modasahnesi; "En Kısa Gecenin Rüyası, Torun İstiyorum, Fırtına, Arıza" koreograf olarak içinde bulunduğu bazı oyunlardır. 1994’te Mezopotamya Kültür Merkezi bünyesinde çocuk korosu çalışmalarına katıldı. 1983 İstanbul'da doğdu. En Kısa Gecenin Rüyası. Aşk bazen bir masal, bazen bir yanılsama. Tarihler: 01 Mart 2016 Salı ~ 01 Mart 2016 Salı 01 Mart 2016 20:30 Yer: ENKA İbrahim Betil Oditoryumu Ücret: – Tam 45.00 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Site De Rencontre Pour Jeune Celibataire Gratuit. Nazimo - Tiyatro Yazan William Shakespeare Çeviren Emine Ayhan, Aysun Şişik Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarım İrfan Varlı Müzik Can Güngör Koreografi Yeşim Coşkun Afiş Tasarım Ethem Onur Bilgiç Oynayanlar Timur Acar Theseus / Oberon Didem Balçın Hippolyta / Titania Onur Ünsal Lysander Mert Fırat Demetrius Beyza Şekerci Hermia Melis Birkan Helena Murat Tüzün Egeus / Peter Quince Ezgi Coşkun Peri Volkan Yosunlu Robin Caner ErdemNick Bottom Mert Şişmanlar Francis Flute Hasan Demirtaş Tom Snout Alper Baytekin Snug Çağlar Yalçınkaya Robin Starvelling En Kısa Gcenin Rüyası'nı bugün Moda Sahne'de seyrettik. Bir defa hemen baştan söyleyeyim, çok eğlendim. Çok güldüm. Oyunun konusu herkeslerce malum. Ne de olsa dört yüz kusur senedir oynanıyor bu oyun. Atina Dükü Theseus ve nişanlısı Hippolyta'nın düğün töreninden hemen öncedir. Soylu davetliler Lysander, Demetrius, güzeller güzeli Helen , bir başka güzel Hermia ve Hermia'nın babası Egeus. Düğüne davetli bu dört gencin arasında umutsuz bir aşk oyunu vardır. Aşk üçgeni demek istiyorum ama durum bir üçgenle açıklanabilecek kadar basit değil. Bir kaç aşk üçgeni var demek daha doğru olacak sanırım. Lysander ile Hermia birbirini deli gibi sevmektedir ama Hermia'nın babası bu aşka karşıdır. Bu arada Demetrius'da Hermia'yı aşıktır ve Hermia'nın gönlünü çalamasa da babasının gönlünü çalmayı başarmıştır. Bu nedenle Hermia'nın babası kızının Demetrius'la evlenmesi için diretmektedir. Bu arada güzeller güzeli Helen de umutsuzca Demetrius'a aşıktır ve onun peşinden ayrılmamaktadır. Diğer yanda ormanda başka bir cümbüş vardır. Periler kralı Oberon ve sevgilisi Titania arasında bir çekişme hüküm sürmektedir. Oberon hem Titania'yı yola getirmek hem de bu yanlış aşklar peşinde koşan gençlerin hayatlarını düzene sokmak için emrindeki perilerden yardım ister. Sihirli çiçek özlerini kullanarak periler bu karmaşayı tam bir düzene koyacakken, yanlışlıklar devreye girer. Olaylar düzeleceğine daha da bir karışır. Başlangıçta olduğumuzu noktayı arar hale geliriz. Bu arada bu kadar oyun yetmezmiş gibi, Shakespeare'de oyun içinde oyun yazmıştır. Akşamki düğünde Piremuz'un çok acıklı hikayesi isimli oyunu Dük'ün şerefine oynamak isteyen amatör bir tiyatro grubu vardır. Oyuncular aslında köyden esnaf kişilerdir. Bu arada yönetmen Kemal Aydoğan da kendince oyunun içine bir kaç oyun daha ilave etmiş. Mesela Thesus ve Oberon'u Timur Acar, Hippolyta ve Titania'yı da Didem Balçın'a oynatarak kafa karışıklığına bir nebze daha katkıda bulunmuş. Buna ilaveten soylu efendilerine oynayacakları oyunla kendini beğendirme derdindeki köylüleri de şiveli konuşturmuş. Yani esnaf insanları bizim topraklardan. Doğudan, batıdan, kuzeyden. Doğrusunu söylemek gerekirse bu şiveli konuşmaları sevip sevmediğimden halen emin değilim. Ama zaman zaman oyuna ilave mizah kattığını da söylemeliyim. Moda sahnede bu oyun için meydan sahne düzeni uygulanmış. Salonun ortasında geniş bir boşluk bırakılmış ve sahnenin iki tarafına da seyirci türbinleri kurulmuş. Yani oyunda iki birinci sıra, iki ikinci sıra vs var. Dekor namına da 3 - 4 tane uzun sıra. O kadar. Ama sahnenin tavanında sürprizi kaçmasın diye burada söylemediğim çok eğlenceli, çok muzır bir dekor hazırlanmış. Kaldırın kafanızı bakın lütfen, sakın kaçırmayın. Ve duvarlar yeşil led lambaların yardımıyla sık ağaç dalları gibi aydınlatılmış. Karanlık salonda kendinizi ormanda ama büyülü bir ormanda hissetmenizi sağlıyor. Gerçekten çok etkileyici. Afişten de gördüğünüz üzere bu oyunda bir de eşek var. Titania'nın büyünün etkisiyle aşık olduğu eşek. Aslınsa o da büyü kurbanı. Orman perisi tiyatro topluluğunda bir köylüyü büyüyle eşeğe çevirmiş. Bu arada şeytan nispeten cılız bir sesle kulağıma fısıldıyor; neden kadınlar hep eşeklere aşık olur diye. Tüm bu olay örgüsü sahnede bol girişli çıkışlı, koşmalı, kovalamacalı, kaçmalı bir şekilde gayet yüksek bir enerjiyle oynandı. Oyunculuklar için söyleyecek hiç bir şeyim yok. Gerçekten çok başarılılar. Ama benim gönlümün efendisi Oberon'un yardımcı cini rolündeki Volkan Yosunlu' ydu. Robin. Onu seçtim yani. Ve ikinci perdedeki nefis dans gösterisi. Hem çok başarılı hem de çok komikti. Oyunun en sürprizli bölümüydü bence. Oyun hem mayıs ayında hem de haziran ayında sahnelenmeye devam ediyor. Çok panik yapmaya gerek yok, önümüzdeki sezonda da oynamaya devam ediyormuş. Demem o ki, bir şekilde vakit ayırıp seyredin, eğlenin. Bu da oyun hakkında yapılan bir röportaj; Kendime not; bizim takım annem, ben, selmuş Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için Oyuncu / Dansçı / Koreograf 1983 İstanbulBiyografi2008 Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çağdaş Dans Ana Sanat Dalını bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans eğitimini 2019 yılında tamamladı. 2005’ten beri kurucuları arasında yer aldığı Mezopotamya Dans’ta koreograf ve dansçı olarak çalışmalarına devam ediyor. 2017’den beri kişisel dans atölyesini yürütüyor. 2011 4kapı40makam, 2015 En kısa Gecenin Rüyası, 2018 Arıza, 2019 La Loba koreografisini yaptığı bazı eserlerdir. Moda Sahnesi’nde Yeni Sezon 1 Ekim’de “En Kısa Gecenin Rüyası” ile Baslıyor! Aug 26 Moda Sahnesi Yeni Sezona Yeni Oyunla Başlıyor! Moda Sahnesi’nin yeni sezonda prömiyer yapacağı ilk oyunu “En Kısa Gecenin Rüyası A Midsummer Night’s Dream” Shakespeare’in yazdığı, Emine Ayhan-Aysun Şişik’in çevirdiği, Kemal Aydoğan’ın yönettiği, sahne tasarımını Bengi Günay’ın yaptığı oyunun, ışık tasarımı İrfan Varlı’ya, müzikleri Can Güngör’e, koreografisi de Yeşim Coşkun’a ait. Oyunda Timur Acar, Mert Fırat, Onur Ünsal, Murat Tüzün, Didem Balçın, Melis Birkan, Volkan Yosunlu, Ezgi Coşkun, Hasan Demirtaş, Mert Şişmanlar, Alper Baytekin, Caner Erdem, Beyza Şekerci rol alıyorlar. Moda Sahnesi’nin geçen sezondan devam edecek oyunları Bira Fabrikası, Hamlet, Parkta Güzel Bir Gün, Roberto Zucco, Bütün Çılgınlar Sever Beni, Köpek Kadın Erkek ve Ekim oyun programının tamamı ise şöyle; En Kısa Gecenin Rüyası 1, 2, 3, 7, 8, 9, 10 Ekim Saat 4 ve 11 Ekim Saat Not İlk iki hafta biletleri indirimli olup 25 TL’dir. Biletler 31 Ağustos’ta satışa çıkacak. Bira Fabrikası Yazan Koffi Kwahule Çeviren Ezgi Coşkun Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımını Bengi Günay Işık tasarımı İrfan Varlı Müzik dandadadan Oyuncular Necip Memili, Melis Birkan, Onur Ünsal, Gürsu Gür 15, 16, 17 Ekim 18 Ekim Not 15 Ekim seansı indirimli olup 30 Tam Bilet 40,– TL Öğrenci Bileti 30,– TL Köpek, Kadın, Erkek Yazan Sibylle Berg Çeviren Sibel Arslan Yeşilay Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Caner Cindoruk, Barış Yıldız ve Zamire Zeynep Kasapoğlu 21, 22 Ekim İndirimli Seans 30,– TL Parkta Güzel Bir Gün Yazan Kieran Lynn Çeviren Yeşim Gökçe Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Mert Fırat, Didem Balçın, Volkan Yosunlu 25 Ekim İndirimli Seans 30,– TL Roberto Zucco Yazan Bernard Marie Koltes Çeviren Ezgi Coşkun Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular İnan Ulaş Torun, Hülya Gülşen, Murat Tüzün, Ezgi Coşkun, Deniz Elmas, Çağlar Yalçınkaya, Hasan Demirtaş 28, 29 Ekim İndirimli seanslar 30,– TL Hamlet Yazan W. Shakespeare Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Onur Ünsal, Murat Tüzün, Timur Acar, Esra Kızıldoğan, İnan Ulaş Torun, Çağlar Yalçınkaya, Kübra Kip, Hasan Demirtaş ve Alper Baytekin 1 Kasım İndirimli Seans 30,– TL’dir. Bütün Çılgınlar Sever Beni Yazan Stefan Tsanev Çeviren Hüseyin Mevsim Yöneten Kemal Aydoğan Sahne Tasarımı Bengi Günay Işık Tasarımı İrfan Varlı Oyuncular Mert Fırat, Volkan Yosunlu, Öznur Serçeler 23, 24 Ekim ve 24 Ekim 24 Ekim seansı indirimli olup 30,– TL’dir Tam 40,– TL Öğrenci 30,– TL Yamuk Yemek Çocuk Oyunu Yamuk Yemek, çocuklar için yemek yemenin sadece bir ihtiyaç olmanın ötesinde keyifli ve eğlenceli bir oyun, bir eylem olabileceğini gösteren müzikli bir hareket tiyatrosu oyunudur. Oynayanlar Deniz Elmas, Alper Baytekin 4, 11, 18, 25 Ekim Bilet Fiyatı 15,– TL Tüm Oyunlara Online Bilet Almak İçin Tıklayınız Moda Sahnesi İletişim modasahnesi Moda Sahnesi Facebook Adres Caferağa Mah. General Asım Gündüz Cad. Bahariye Cad. Halil Etham Sk. No 34/27 Kadıköy / İstanbul Gişe Telefon 0 216 / 330 58 00 E-mail bilgi Mert Fırat, En Kısa Gecenin Rüyası oyununun çağımıza yansımasıyla ilgili “Şu anda yaşadığımız çağda da erk, nereye isterse oraya konumluyor ya. Diyor ki Şimdi suçtu, artık değil. Daha önce suç değildi, şimdi suç. Ben nasıl istersem öyle olur. Daha önce beyefendiydi, şimdi eşek. Dolayısıyla ben buna karar veririm, bu oyunu ben kurarım, doğanızı da ben bozarım. Siz nasıl çalışmış olursanız çalışın, siz nasıl anlaşmış olursanız anlaşın, neyin içindeyseniz olun, benim için fark etmez. Ben kuracağım oyunu.’ Biz de o oyunun içinde olup olmamak, yaşayıp yaşamamak arasında mücadele veriyoruz aslında. Nasıl yaşayacağız o zaman? Yani bu adamlar çıkıp o sahnede o oyunu oynamayı devam ettireceklerse…Ama nasıl olacak? Nasıl bir içle, nasıl bir inançla, nasıl bir hayatla…” See more posts like this on Tumblr mert fırat moda sahnesi shakespeare en kısa gecenin rüyası bir yaz gecesi rüyası kemal aydoğan tiyatro sanat Shakespeare her daim çağdaş Moda Sahnesi, Muhsin Ertuğrul Hoca’nın ruhunu bir kez daha şad ederek, 1 Ekim gecesi sezona William Shakespeare’in A Midsummer Night’s Dream’ komedisinin Kemal Aydoğan’ın yönettiği yeni prodüksiyonu En Kısa Gecenin Rüyası’ ile başladı. Nurlar içinde yatsın, Muhsin Ertuğrul altmışlı yılların başında Ankara’dan İstanbul’a göç ettiğinde, bir yandan başkentte yeni yeni filizlenmeye başlayan modern tiyatro akımlarını kentimize getirmiş, diğer yandan da başına geçtiği ve yepyeni bir soluk kazandırdığı Şehir Tiyatrolarında, neredeyse ölümüne kadar sürdüreceği “1 Ekim’de Shakespeare ile başlamak” geleneğini başlatmıştı. 2013 Ekim ayında kapılarını Hamlet’le açmış olan Moda Sahnesi, Muhsin Hoca’nın ruhunu bir kez daha şad ederek, 1 Ekim 2015 gecesi sezona William Shakespeare’in A Midsummer Night’s Dream’ komedisinin Kemal Aydoğan’ın yönettiği yeni prodüksiyonu En Kısa Gecenin Rüyası’ ile başladı. Aşkın ve yanılsamanın çatışmasını fantastik bir romantik komedi olarak ele alan, A Midsummer Night’s Dream, Shakespeare’in 1590’ları gülmece anlayışını yansıtan erken dönem güldürülerinden. Shakespeare’nin doğumunun olan 2014 yazının başlarında 19. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Propeller Theatre Company’den izlediğimizin ardından, İBŞT’de Aleksandr Popovski’nin, İş Oyuncuları’nda Abdullah Cabaluz’un Bahar Noktası’ olarak yönettiklerinden sonra dördüncü kez karşımıza çıkıyor. Hatta festivalde Baltık Dans Tiyatrosu’nda Izadora Weiss’in dans ve müziğin diliyle yorumunu da hesaba katarsak beşinci kez. Yeni bir çeviri ve farklı bir isimle karşımıza çıkan En Kısa Gecenin Rüyası, sadece bu beş prodüksiyonun en etkileyicisi, en heyecan vericisi olmakla kalmıyor, bir metnin yapısına ve ruhuna sadık kalarak nasıl günümüze uyarlanabileceği konusunda bir tiyatro dersi de oluşturuyor. Can Yücel’in yeniden Türkçe söyleyerek kendine mal ettiği yaklaşımdan farklı olarak, burada klasik Shakespeare komedisinin tüm kurgusal unsurları ve evrensel mesajı aynen korunarak güncel ve bizden’ bir oyuna dönüştürülmüş. Öykü bildik Antik Yunan’da, Amazonlar’la girdiği savaştan galip çıkan Thezeus, kılıcının gücüyle kazandığı Kraliçe Hippolyta ile dört gün sonra evlenmeye hazırlanmaktadır. Katı ataerkil yasaların hüküm sürdüğü Atina, babasının sevdiği gençle evlenmesine izin vermediği Hermia, Hermia’sına kavuşamayan sevgilisi Lysander, Hermia’ya duyduğu karşılıksız aşkla kıvranan Demetrius ve Demetrius için yanıp tutuşan Helena için Atina yaşanmaz hale gelmiştir. Hermia ile Lysander, güvenli ama esaret dolu Atina’daki baba yasası’nın ölümcül hükümlerinden kurtulmak için, kentin dışındaki, doğaüstü varlıkların kol gezdiği özgür ama tekinsiz koruya kaçarlar. Demetrius onların, Helena da Dimitri’nin peşine düşer. Koruda, Periler Kralı Oberon, Hindistan’dan gelen köle çocuğu kendisine vermemek için durmaksızın atıştığı Kraliçesi Titania’yı cezalandırmak için, ormanın şakacı cini Puck’a tılsımlı bir çiçeği bulması için emir vererek, getirdiği çiçeğin suyunu Titania’nın gözüne sıkar. Kraliçe uyandığında ilk gördüğü yaratığa âşık olacaktır. Koruda Helena’nın Demetrius tarafından devamlı aşağılanmasına şahit olan Oberon, Puck’tan tılsımlı çiçeğin suyunu, Demetrius’un gözüne sıkmasını ister. Şaşkın Puck, tılsımlı suyu Demetrius yerine yanlışlıkla Lysander’in gözüne sıkınca başlayan kargaşa, aynı koruda prova yapmaya gelen amatör tiyatro gurubunun da olaylara katılmasıyla tam bir kaosa dönüşür. İçinden çıkılmaz hâle giren olaylar sonunda tatlıya bağlanır ve çiftlerin sevdiklerine kavuştuğu çoklu düğünde esnaflar, düğün şerefine oyunlarını sahnelerler. Kemal Aydoğan ve ekibi, En Kısa Gecenin Rüyası’nda, aşkın ve yanılsamanın çatışmasında düş ve gerçekliğin sürekli yer değiştirdiği, insana özgü duygusal karmaşanın tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bir eğlenceliğin çok daha ötesine giderek müthiş ciddi ve de müthiş komik bir iş çıkarmayı başarmışlar. Birkaç yıldır DOT’un da yapmakta olduğu gibi, metni kendi bakış açılarından irdeleyebilmek için yeni bir çeviri yaptırmışlar. Emine Ayhan ve Aysun Şişik’in çok başarılı çevirisini didik didik ederek metni yeniden keşfetmişler. Bazıları dâhiyane denebilecek sayısız küçük ayrıntıyla zenginleştirdikleri yorum o bildik öyküden yola çıkarak taptaze, yepyeni bir oyuna dönüşmüş. Nedense bütün Bir Yaz Gecesi Rüyası sahnelemeleri, Theseus’un sadece girdiği savaşı değil, Hyppolita’nın da kalbini kazandığını varsayarak, karşımıza mutlu ve memnun bir Amazonlar kraliçesi çıkarırlar. En Kısa Gecenin Rüyası’nın ilk sahnesinde ise, yenilgiyi zorlukla hazmetmiş, güçlü ama gururu incinmiş mutsuz bir Hyppolita ile karşılaşırız. Bu bağlamda Theseus-Hyppolita ve Oberon-Titania ikililerini aynı oyuncuların Timur Acar & Didem Balçın yorumlaması farklı bir anlam kazanmakta, birbirinin sanki tersine aynasına dönüşen çiftlerden gerçek hayattaki Hyppolita’nın kabullenmek zorunda kaldıklarını, Titania hırçın bir başkaldırı ile reddetmektedir. Theseus’un gerçek hayattaki hafif kırık’ yalakası Philostrate ile onun tam zıttı fırlama’ Puck’ı da aynı oyuncunun Volkan Yosunlu canlandırması, kanımca bu tersine dualitenin doğal sonucu. Sarayda geçen bu ilk sahne, Atina’nın baba yasası’nın katı kurallarını zekice aşarak, erkek-egemen bakış açısının sert bir eleştirisine dönüşür. Bu eleştirel bakış açısı, oyunun tamamına dozunu arttırarak yayılacak ve özellikle finalde doruk yaparak, esnafların sahnelediği oyun üzerinden ayırımcılığın, ötekileştirmenin, ırkçılığın keskin bir hicvine ulaşacaktır. Görülüyor ki, bu saraylı-ayaktakımı karşıtlığı 1590’lardan beri varmış. Shakespeare bile aşağı sınıf’ esnaflardan oluşan tiyatro gurubunu asillerin karşısına getirirken isimlerinde çift anlamlı kelime oyunları yapmış. İngilizce’de quince=ayva, bottom= flute=flut, snout=hayvan burnu, snug=sıcak rahatlık anlamlarına gelmekte. En Kısa Gecenin Rüyası’ndaki esnaflar takımı Peter Quince Murat Tüzün, Nick Bottom Caner Erdem, Francis Flute Mert Şişmanlar, Tom Snout Hasan Demirtaş, Snug Alper Baytekin, Robin Starveling Çağlar Yalçınkaya başlı başına bir olay. Oyunun sonunda Demetrius’un beklenmedik bir sevimsizlikle fark ettirdiği gibi şiveli’ konuşuyorlar; hem de birbirinden farklı şivelerle. Bu farklı şiveler aslında medeniyetin beşiği Anadolu’nun tüm sesleri. Yönetmen burada evrenselden yerele geçiş yaptıktan sonra tekrar evrensele dönmeyi başarmış ki böyle bir yolculuk, neredeyse imkânsızı mümkün kılmak. Kemal Aydoğan, oyunu karşılıklı iki platforma oturttuğu seyircilerin ortasına alarak izleyiciyle bütünleşmesini sağlamış. Değişmez Sahne Tasarımcısı Bengi Günay ile Işık Tasarımcısı İrfan Varlı, minimalin ötesinde bir dekorla büyülü bir orman yaratmışlar. Shakespeare’in birbirinin içine geçirdiği üç ayrı dünya, akıllıca bir kostüm kullanımıyla ayrıştırılmış. Saraylılar tören için klasik smokin ve abiye tuvalet giyiyorlar. Dört genç aşığın Lysander Onur Ünsal, Demetrius Mert Fırat, Hermia Beyza Şekerci, Helena Melis Birkan giysileriyse 1950’li-60’yılların Sandra Dee ve Troy Donahue’lu kaçış sineması’ elbiselerini andırıyor. Asillerin olabildiğince yapay dünyasını simgeleyen bu giyimlerin karşıtı olarak esnaf takımı, partal ama gerçekçi giysiler içinde. Ormanın büyülü dörtlüsü ise hiçbir zamanı ve modayı çağrıştırmayan, gerçeküstücü ve benzersiz kostümler kuşanmış. Ormanın dörtlüsü dedim çünkü aralarında güçlü oyunculuğu ve bir o kadar da güçlü sesiyle tüm perileri bir başına canlandıran Ezgi Coşkun da var. Moda Sahnesi’nin bir sonraki oyuna hazırlanmakta olan Zucco/ Ulaş İnan Torun hariç nerdeyse bütün kadrosunu sahneye çıkaran Kemal Aydoğan, takımından olağanüstü bir toplu oyunculuk elde ediyor. Hepsi de birbirinden iyi. Tercih olarak değil ama yıllar önce oluşmuş, birbirini iyi tanıyan bir ekibin içinde sağladığı uyum için Caner Erdem özel bir tebrik hak ediyor. Melis Birkan ise dizide de, sinemada da oynasa artık has bir tiyatrocu olduğunu Bira Fabrikası’ndan sonra bir kez daha ispatlıyor. En Kısa Gecenin Rüyası’nın bir sürprizi de, müziklerini Can Güngör’ün, koreografisini Yeşim Coşkun’un yapmış olduğu iki danslı bölüm. Birincisi dört genç aşığın nihayet birbirlerine kavuşmasının anlatıldığı klasik/modern dansa yakın olanı. Dört genç oyuncunun profesyonel dansçıları aratmayacak derecede başarılı performansı yaşananları bir dans tiyatrosu olarak tekrar özetliyor. Bu romantik anlatının içine, büyülü çiçeğin şaşkınca kullanımının sonucunda ortaya çıkabilecek pek çok farklı olasılık da hınzırca serpiştirilmiş. Oyunun sonundaki stilize halk dansı gösterisi ise Kemal Aydoğan’ın farklı ve de etkileyici finalinin bir parçası. Sadece Theseus değil, ormanda yaşadıkları zorlu süreç içinde hepimizin sempatisini kazanmış olan genç aşıklar da, doğal ortamlarına döndüklerinde giderek sevimsizleşerek, esnafları ve onların gösterisini aşağılayan, ne oldum budalası bir guruba dönüşürler. Kuşaklarının en iyi oyuncuları arasında gördüğüm, kişisel olarak da çok sevdiğim Onur Ünsal ve Mert Fırat, o dayaklık dönüşmeleri için hakkedilmiş bir bravo! Ve finalde esnaflar o güzelim halk oyununa girdiklerinde Hyppolita’nın ilk kez gülümsediğini görürüz. Kadınlar, belki kadın duygusallığıyla, belki de bilinçaltında erkek egemenliğinin onları da ötekileştirdiğini hissettiklerinden oyuna katıldıklarında o üç herif, oturdukları yerde buz gibi kalakalacaklardır. “Bir kere esnaf, farklı konuşuyor. Bizim saraylı erkeklerin durmadan esnafın konuşma tarzını eleştirmesini şöyle anlayabiliriz Esnaflar bize şunu diyor; sen istediğin kadar titizlen ben bozarım senin gramerini, dilini. Buradayız ve varız diyorlar. Senin noktalama’nın ve gramerinin dışına da bal gibi çıkarız. Az sonra da o soylu tiyatroyu bozacaklar, ondan da rahatsız olacaklar saraydakiler. Senin kurallarını çalıştırmıyorlar çünkü. İhlal! Zaten tiyatronun yapacağı şeylerden biridir bu. Tiyatro, düzenin bozulabileceğinin işaretidir.” Kemal Aydoğan Titizlikle hazırlanmış çok sağlam bir çalışma. Üstelik müthiş eğlenceli. Mutlaka görülmeli. Hepinize iyi seyirler.

en kısa gecenin rüyası 2018